Antalya’da bulunan Rixos Lares Hotel’de staj yapan Burak Oğraş  tam dokuz yıl önce otelin kendine tahsis ettiği pansiyonun havuzunda cansız bedeni bulundu. 16 yaşındaki Burak Oğraş’ın cinayeti 2011 yılında çözülemedi. Babası Murat Oğraş ve yakınları elinden geleni yaptı ama bir netice alamadılar. Burak Oğraş’ın ailesi bunca yıldan sonra oğullarının katilini bulmak için tekrar adaletin kapısına geldi. Oğulları için adalet istediler. Cinayet dosyası tekrar açıldı.

Gazeteci Metin Cihan’dan Önemli Twitter Paylaşımı!

Burak Oğraş henüz 16 yaşındaydı. Stajını tamamlamak için gittiği Rixos Lares Hotel’de ölü bulundu. Öldürüldü de denilebilir. Soruşturmayı engelleyen emniyet müdürü otelin yönetim koltuklarından birine oturdu. Ailenin vermiş olduğu mücadele sonucu cinayet dosyası tam dokuz yıl sonra tekrar açılıyor. Sizlere Burak Oğraş’ın hikâyesi ise şu şekilde:

2011 yılında Antalya'daki Rixos Lares Hotel'de staj yapan 16 yaşındaki Burak Oğraş, otelin tahsis ettiği pansiyona ait havuzda ölü olarak bulunmuştu. Fakat ne yazık ki baba Murat Oğraş'ın bütün çabalarına rağmen bu olayla ilgili sır perdesi bir türlü aralanmamıştı.

Stajını tamamlamak için günde 12 saat çalışıyordu. Almış olduğu para ile kendisine laptop alacaktı. Baba Murat Oğraş ise ona Tekirdağ’da laptop alıp sürpriz yapacaktı. İkisinin hayalleri de yarım kaldı. Burak’ın hayat mücadelesi Antalya’da son buldu. Birlikte staj yapmakta olduğu diğer yaşıtları paralarını sigara alkol gibi zararlı şeyler için kullanıyor, hunharca harcıyorlardı. Burak Oğraş ise parasını biriktiriyordu. Bunu bilen diğer öğrenciler ise onu döverek elindeki paraları gasp ediyordu.

2011 yılında Antalya'daki Rixos Lares Hotel'de staj yapan 16 yaşındaki Burak Oğraş, otelin tahsis ettiği pansiyona ait havuzda ölü olarak bulunmuştu. Fakat ne yazık ki baba Murat Oğraş'ın bütün çabalarına rağmen bu olayla ilgili sır perdesi bir türlü aralanmamıştı.

Gamze isminde bir arkadaşına bunları anlattı ve Gamze’de bunları olayın ardından savcıya bildirdi. Gamze’ye öğrencileri taciz etmekte olan birinden bahsetti. Bu otelde öğrenciler yaşça büyük kişiler ile aynı odada bile kalabiliyordu. Olayın olduğu gün de öğrenciler dışında iki kişi daha orada yer alıyordu. Biri 43 biri 25 yaşlarında iki kişi Burak Oğraş’ın öldürüldüğü yerde bulunuyordu. Mesaiden hemen sonra odasına geçen Burak Oğraş’ın cansız bedeni o gecenin sabahı havuzda bulundu.

Adli tıp raporunda yer alan ayrıntılara göre darp edildi ve yüksekten atıldı. Personellere ait bir binanın havuzunda bulundu. O zamanın nöbetçi savcısı Rafet Zeybek seneler sonra “cinayet olduğunu anlar anlamaz dosya açmıştım” dedi. Savcı Ümit Yaşar ise emekliliği yaklaştığı için dosya ile ilgilenmedi bile. Tanık ve şüpheli sayılabilecek stajyer öğrencilerin ifadeleri ayrı ayrı alınmadı ve hepsinin ifadesi aynıdır.

Staj Yaptığı Otelde Ölü Bulunan Burak Oğraş'ın Müge Anlı'nın Bile Yüzünü Çevirdiği Dosyasıyla İlgili Kan Donduran Detaylar

Otelden çıkışları verilen iki şüpheli kişi daha vardı. Dosyayı kapatma derdinde olan savcı çocuğun öldürülmesi ile ilgilenmedi. Burak Oğraş’ın telefonuna o günden sonra hiç ulaşılamadı. Fakat gönüllü bir tanığın iddialarına göre Fedai isimli bir çalışanın gece saatlerinde  çatı katına bir telefon bıraktığını ve birkaç saat sonra tekrar almaya geldiğini ifade etti. Fedai ise telefonun şahsına ait olduğunu belirtse de tanıdığın söylediği renk bile tutmuyordu. Savcı hiçbir tanık dinlemek istemediğinden oda arkadaşının ifadesi bile alınmadı. Memleketine gidip psikolojik yardım aldığı biliniyor.

Aileye Rixos Lares Hotel’den Çirkin Teklif…

Olay sonrası bakanlık adını kullanarak ailenin yanına giden Meral Kütüklü isimli kişi aileye dosyayı kapatması karşılığında para teklif etti. 4 tanığın yer almasına ve baba Murat Oğraş’ın hemen şikâyet etmesi bile göz ardı edilip takipsizlik verildi. Emniyet müdürlüğü yapmakta olan şahısın ise hiç bir faydası olmadı ve şuan o otelin yönetim koltuğunda oturuyor. Müge Anlı’ya çıkacakları sırada stüdyodan çıkarılıp bakanlığın onay vermediğini söylediler. Olay sonucunda emekli olacak kişiler emekli oldu, otel adı lekelenmekten korudu. ‘Olay ile ilgili anlattığım her şey belgelidir ve bana inandığınızı bilerek belgelere yer vermedim. İsteyen herkese belgeleri sunabilirim.’ destek isteyen Metin Cihan’ın çağrısı yanıtsız kalmadı.