Alternatif Tıp & Şifalı Bitkiler

Akasyanın Faydaları ve Zararları

Yazar: Davut

Akasyanın Faydaları

Akasya bitkisi diğer bir adıyla beyaz salkım olarak bilinmektedir. Beyaz salkım adını şekli itibariyle almıştır. Hatta bazı kesimlerde kral ağacı olarak adlandırılır. Çok güzel bir konusu var tadı vardır. Fakat birçok insan bunu bitkinin yenildiğinden habersizdir. Oysaki akasya çok güzel tadı olan ve yenilebilir bir bitkidir. Çok büyük bir ağaç yapısına sahiptir. Anavatanı Kuzey Amerika olarak bilinir. Ülkemizde çok sayıda akasya ağacı bulunur. Genellikle demir yolu boylarında ve yol kenarlarında rastlamak mümkündür. Yapısında çok zengin mineraller ve bir o kadar faydalı vitaminler bulunur. Ağacı genellikle çok dallı ve yaklaşık olarak 20 metreye kadar uzayabilmektedir. Gövdesi renk itibari ile boz kahverengiye yakındır ve iri çatlaklar ile doludur. Yaprakları ise çok damarlı ve tüylü bir yapıya sahip olup dip kısımlarında genellikle ikişer çıkıntı bulunmaktadır.

Çiçekleri de bembeyazdır ve çok güzel bir kuku yaymaktadır ayrıca bu çiçekler üzüm salkımına benzer bir şekle sahiptirler bu nedenle çiçek demetine benzeyen bir şekilde aşağıya doğru sarkarlar. Meyveleri ise bir başağı andırmakta olup kahverengi renktedirler. Ayrıca bu meyveler fasulyeye benzerler ve aşağıya doğru sarkarlar. Bu başaklarda ki çekirdeklerin bazıları koyu kahverengidir.

Akasya ağacının kullanılan kısımları ise şöyledir; çiçekleri çiçek açma zamanları olan mayıs ve haziran ayları arasında toplanmaktadır. Genellikle bu yapraklar uzun süre gölgede bekletilerek ya da 40 derecelik fırınlar kullanılarak kurutulur. Kurumuş çiçekler genelde hafif sarımtırak ve beyazımsı bir renge sahip, karakteristik yumuşak kokulu ve tatlıya yakın bir tada sahiptirler. %12 oranında bir rutubete maruz kalmalarında sakınca yoktur. Torbaların yardımı ile paketleme işlemi yapılır. Çok kuru ve bir o kadar havadar binaların içerinde muhafaza edilmektedirler. İçeriğinde çok zengin mineral ve vitaminlere ev sahipliği yapmaktadır.

Akasyanın kimyevi terkibi; metil eteri, benzaldehid, antranil asidi, indul, linalool ve heliotropin’den ibaret terkip muhtevalı bir eterik yağ, bitki gövde kabuğunda ise çok zehirli albuminrobin, boyama, alkaloid, iç kabuğunda ise ağustos aylarında yapılan bir araştırmada globulin, amigdalin, stigmasterin, fitosterin ve idrar ayrıştırıcı bir enzim bulundu ortaya çıkmıştır.

Akasya Hangi Hastalıklarda Kullanılır

Yukarıda da belirttiğimiz gibi çok zengin bir yapıya sahip olan akarsa içeriğindeki maddelerin sayesinde insan vücuduna da sayısız katkı sağlıyor. Akasyayı ister dalından koparıp taze taze tüketin ister kurup tüketin. Her şekilde sağlığınıza bük büyük faydalar sağlayacaktır. Şimdi kısa akasya bitkisinin faydalarından bahsedelim;

akasya

Mide Ekşimelerine İyi Geliyor

Akasya taze tüketim yapılması halinde midedeki ekşimeleri ve bu ekşimelerden doğabilecek sıkıntıları yok ediyor. Ağustos aylarında yapılan araştırma neticesinde bu etkisi ortaya çıkmıştır ve insanlar üzerinde yapılan deneyler bunu doğrular nitelikte olmuştur. Aşırı mide ekşimelerini hafifletmekle kalmıyor düzenli tüketim halinde bir daha oluşmasını da engelliyor. Ayrıca kan dindirici bir tesire sahip olduğu söylenir.

Gastrit ve Mide Kanamalarına İyi Geliyor

Mide ekşimelerinin ileri seviyelere ulaşmasına bağlı gastrit oluşumunu büyük oranda engelliyor. Ekşimeyi ortadan kaldırıyor ve geğirme gibi sorunların oluşmasını da büyük ölçüde engelliyor. Ayrıca mide kanamalarının tedavisinde de yaygın olarak kullanılan akasya bitkisi bu sayede sindirim sistemine de bir nevi katkıda bulunmuş oluyor.

Öksürük İçin Kullanılabilir

Yüzyıllardır halk arasında öksürük giderici olarak akasya ağacı kullanılmaktadır. Akasya ağacının öksürüğe iyi geldiğine dair kesin bir bilgi veya araştırma yoktur fakat uzun yıllar halk arasında kullanılmış ve etkisi ispat edilmiştir.

Mide Ülseri Tedavisinde Kullanılabilir

Akasya ağacı geçmiş yıllardan günümüze mide ve sindirim sistemi hastalıklarında yaygın olarak kullanılmıştır. Genelde ekstra bir madde karıştırmadan saf bir şekilde tüketilen akasya bitkisinin mide ülseri gibi hastalıkların tedavi süresini hızlandırdığı ortaya çıkmıştır. Uzmanlar aşırı derecede mide ülseri hastalığı çekenlere akasya bitkisini öneriyor.

Baş Ağrısı ve Romatizmaya İyi Geliyor

Akasya bitkisi çok etkili ve bir o kadar doğal bir ağrı kesici özelliğe sahiptir. Kokusu bile insandaki negatif enerji çekebilir ve stresi yok edebilir derece hoş bir esans içermektedir. Özellikle baş ağrılarının hafifletilmesi için akasya ağacı bitkisi kullanılmaktadır. Zaten çok şiddetli ağrılar yaşamadığınız sürece ağrı kesici ilaç kullanmanızı tüm uzmanlar tavsiye etmiyor. Bu nedenle hafif ve orta dereceli baş ağrısı çekiyorsanız bu konuda imdadınıza akasya bitkisi yetişebilir. Ayrıca romatizmaya da çok iyi geldiği söylenmektedir. Bunun bilimsel bir dayanağı yoktur ama edinilen tecrübeler doğrultusunda iyi geldiği söylenebilir.

Diş Ağrılarını Hafifletiyor

Akasya ağacı bitkisinin ağrı kesici özelliği olduğundan bahsetmiştik. İnsan vücudunda ilk sindirim ağızda yapıldığı için bu etkisini dişler üzerinde normalden iki kat daha hızlı gösterecektir. Yapmanız gereken taze akasya bitkisini dişinizin üzerine koyup yavaş yavaş çiğnemektir. Ya da dilerseniz bir veya iki salkım akasya bitkini normal bir şekilde tüketerek hem diş ağrılarınızı hafifletebilirsiniz hem de birçok hastalığa karşı bünyenizi koruyabilirsiniz.

Akasya Bitkisinin Kullanım Şekilleri

Akasya bitkisi çeşitli şekillerde kullanılabilir. Bu kullanım şekillerinden birini kısaca anlatalım; Öncelikle bir çorba kaşığı yani yaklaşık olarak 300 gram akasya bitkini alıyoruz ve kaynar suda yaklaşık olarak iki saat bekletiyoruz. Daha sonra iyice süzülmesini sağlıyoruz ve bu sıvıyı düzenli olarak günde üç defa yemeklerden önce aç karına alıyoruz. Miktar olarak bir çar bardağı tüketmeniz yeterlidir. Yani günde 3 çay bardağı kadar sıvıyı yemeklerden önce aç karına alıyoruz.

Akasya ağacının sadece bitkisi değil diğer kısımları da kullanılmaktadır. Örneğin körpe dal kabukları, meyveleri, yaprakları ve kökleri de kullanılmaktadır. Yaprakları çiçek açmadan önce yani nisan aylarında, meyveleri ağustos ile eylül ayları arasında, kökleri ile dal kabukları da şubat-mart aylarında toplanmaktadır. Bunları tıpkı akasya meyvesini kullandığınız hastalıklarda kullanabilirsiniz. Fakat akasya meyvesinin verdiği etki bunlardan daha fazladır. Bu nedenle bulabiliyorsanız bitkisini kullanmanızı öneririz.

Akasya Bitkisinin Zararları ve Yan Etkileri

Akasya bitkisi zehirli bir ağacın ürünü olduğu için çok dikkat edilmesi gerekir. Bu nedenle doktor kontrolünde alınması en doğrusudur. Sırf bu kadar faydası var diye yol kenarında bulunan ağaçlarda koparılıp bilinçsizce tüketilmesi ciddi zehirlenmelere yok açabilir. Her şeyin fazlası zarardır, bu nedenle aşırı tüketim yapılması halinde ciddi yan etkiler doğurabilir.

Akasya Bitkisinin Besin Değerleri

Bir akasya salkımı yaklaşık olarak 2 kaloridir. Ayrıca; %0,8 Protein, %85 Karbonhidrat, %85 Diyet Lif, %0,20 Potasyum, %1,10 Kalsiyum, %0,04 Sodyum ve % 0,12 Magnezyum içerir. Şeker ve yağ içermez.

Öneriler

Akasya bitkisi zehirli bir ağaca sahip olduğu için çok dikkatli olmanızı öneririz. Mümkünse doktor tavsiyesi üzerine alınması önerilir.

 

Yazar Hakkında

Davut

Yorum Yapmak İster misiniz?